Türkiye Menopoz Derneği
DERYA BAYKAL & ONUR BİLGİN
Bu bir sosyal sorumluluk projede gönüllü olarak yer olmaktan büyük mutluluk duyuyorum.Türkiye Menopoz ve Osteoporoz Derneği’nin menopoz ve tedavisi konusunda kadınları bilgilendirmek amacıyla yurt çapında gerçekleştirdiği ”Menopoz Bilinçlendirme Kampanyası ”,sohbet toplantılarının biri de İzmir gerçekleştirildi.Derya Baykal’ın yanı sıra Ege Üniversitesi Kadın Doğum Bölümü’nden Prof.Dr.Onur Bilgin sunumlarını gerçekleştirmeden önce sorularımızı yanıtladılar.
Menopoz hakkında en doğru bilgileri edindiğimiz bu keyifli sohbette,menopoz dönemindeki bayanların yaşam kalitesinden ödün vermeden sağlıklı ve mutlu yaşamaları konusunda açıklayıcı bilgileri sizlerle paylaşmak istedik.DİVA:Türkiye Menopoz Derneği ‘’Menopoz Bilinçlendirme Toplantıları ‘’ sohbet toplantılarının İzmir ayağında sizleri görmek mutluluk verici.Bu sunumlar ve zamanı ,ne amaçla başladı ?
D.B. Bu kampanyayı Türkiye Menopoz ve Osteoporoz Derneği gerçekleştiriyor.Bende onlarla birlikde gönüllü olarak katkıda bulunuyorum.Bu bir sosyal sorumluluk projesi,bende burada olmakdan çok mutluyum.Çünkü bu konuşulmayan bir konuydu ama bu vesile ile gündeme geldi.Bende iyi durmaya ,elimden geleni yapmaya çalışıyorum.Bir diyabet hastası olarak hormon kullanıyorum.Tabii ki doktorlarımın önerdiği şekilde uyguluyorum.Bende menopozun yaklaştığını hissettiğimde ilk olarak doktora gittim ve check-up oldum .Hakikatten kontrole başladıktan sonra hayatım değişti.Doktorların dediği gibi doktora gitmekle en güzel yaşınızda iyi bir yaşlılık için çok önemli bir şey yapmış oluyorsunuz.Doğal bir durum olan menopozluk her doğan kız çoçuğunun yaşayacağı bir süreç .Bu dönemde ne kadar bilinçlenirsek,ne kadar
kendimiz bilgilendirirsek o kadar iyi sonuç alırız.Annelerimiz bu konuda bilgilenip çoçuklarınıda bilinçli yetiştirmesi gerek.Ben şimdi geriye dönüp baktığımda annelerimiz bize bunu yapmadı,söylemezdi çünkü ayıp diye düşünürlerdi.Annem hiç oturup da ‘’kızım böyle bir dönem var ,bunları yaşayacaksın ve bunları yapaman gerekiyor ‘’gibi şeyler söylemedi.Hala Anadolu da kadınlar adeteten kesildiğini eşlerine bile söyleyemezler.Çünkü adetten kesilme yani menopoza girmek kadınlığın sonu ve yaşlılığın başlangıcı gibi biliniyor .Erkekler bile bunu böyle biliyor.Aslında hiç öyle değil .Eğer bir sakıncası yoksa kişisel bir karar veremezsiniz.Ancak buna doktorlar karar verebilir.
DİVA:Peki geçici bir dönem mi menopozluk?
D.B.Eğer bu dönemde önleminizi almazsanız sizi kötü bir yaşlılık bekliyor.Bu dönemde önlem almak sizin hayatınızın en güzel ,en verimli ,en olgun çağını en güzel şekilde geçirmenizi ve ileride de sizi kemik
erimesinden ve başka sıkıntılardan koruyacak bir sistemin içerisine giriyorsunuz.Yani sağlıklı bir yaşamın içine girmiş oluyorsunuz.Yani sadece hormon almak değil,memografi çektiriyorsunuz,tahlil yaptırıyorsunuz,emik ölçümü yaptırıyorsunuz yani bu yaşınızda sıkı bir kontrolden geçiyorsunuz.Bu dönemde sağlıklı beslenmek ve yürüyüş yapmak çok önemli.İyi bir yaşlılık için menopoz döneminde doktora gitmekten korkmasınlar,doktorlarımız zaten onlara bir sakıncası varsa hormon önermezler
DİVA:Bu dönemde cilt değişikliği gibi birçok sıkıntı yaşanıyor.Bunlardan bahseder misiniz?
O.B.Kadını tamamen dipdiri dişi kalmasını sağlamak değil amacımız ,kadının yaşam boyunca bu zor döneminde hayatla bağlarını koparmadan hem kendi ile hem ailesi ile mutlu olarak bağlarını sürdürmesini sağlıyoruz.
D.B.Menopoz tedavisi herkese ayrı uygulanan bir tesavi biçimidir.Kesinlikle komşusunun tavsiyesine uyup doktora gitmemek yapmasınlar.
DİVA:Ben menopoza girdim,arkadaşım bunu kullanıyormuş,bende bunu giidp eczaneden alıp kullanayım gibi bir mantık söz konusu olabilir mi?
O.B.Valla her kadın arkadaşının giydiği elbise bana uygundur deyip alıp giymez.Çünkü ya saçının rengine ya da vücudunun şekline uymaz.İlaç kullanımında da şeyler söz konusu.Aynı vücuda aynı ilaç farklı şekillerde etki edeceği için kişiye özel ilaç yazılır.Bu ilaç seçimi de hastanın şikayetlerine yönelik değerlendirme yapılır ve alternatif olabilecek ilaçlar verilir.Komşunun söylediklerine bakarsak her şey normaldir ama doktorunun muayenesinde rahim kanseri vardır.Komşunun yaşı 49’dur kişinin 63’dür,hala sıcaklık ateşlanme gibi şikayetleri vardır.Komşuda troidle ilgili şikayeti yoktur ama kişinin hipertroidi vardır.Bu nedenle kişinin komşunun ilacına bağlanmaması uygundur.Belli bir hekime gidip danışmalıdır.
DİVA:Bir kişinin pratisyen hekime gidip reçete yazdırması yeterlimidir?
O.B.Asla etkili bir sonuç değildir.Başka bir örnek verirsek eğer,komşunun cinsel yaşamıyla ilgili hiç bir sorunu yoktur ama bu kadının vardır veya başka bir takım hastalıkları vardır.Bu nedenle kişiye ağız yoluyla hormon vermemek gerekir,cit yoluyla hormon verilmesi gerekir.Çünkü bazı kişilere hormon tedavisi uygulanmaması gerekir.Bunu da bilinçli bir komşu değil ancak bir hekim bilebilir.
DİVA:Bir kadın ben menopoza giriyorum yaklaşıyorum gibi düşündüğü dakika ne yapması gerekiyor?
O.B.Bu kadın içinde hekim içinde harika bir fırsat!Hekime gitmesi dahilinde kalbinden tutun jinekolojik tüm tedaviler (rahim ağzı tedavisi) uygulanır.Kısaca bir check-up yapılır.Böylelikle olabilecek bilinmeyen tüm hastalıklar ortaya çıkmış olur.Gelişigüzel tedaviye girmemiş olur.Kişi kendisinin nelerin beklediği ancak bir hekimden öğrenmeli.Yani bir kadın doğum uzmanından öğrenebilir.
DİVA:Hormon tedavisi kimlere uygun değil?
O.B.Diyelim ki şu anda meme kanseri tedavisi uygulanmkata,bu kişiye uygun değil.Bu ve bunun gibi birkaç ciddi hastalık durumunda hormon tedavisi uygun değildir.
DİVA:Bir çok ilde bu sunumları gerçekleştirdiniz?Menopoz dönemine bayanların bakış açısı nedir?
D.B.Bu toplantıları çok sıklıkla yapıyoruz.Öncelikle menopoz diye bir şey var,bunun kabul edilmesi gerekiyor.Bayanların çoğu doktoruna gidip alçak sesle utanç verici bir şeymiş gibi konuşması hala bunu kabullenmemiş bir toplumda olduğumuzun bilincine varıyoruz.Menopozdan yani daha önceleri ağza alınmamış bir şey den bahsediyoruz.Bu dönemde kadınlar sorunlarından kurtulabilir,çok basit yöntemlerle bu sıkıntılarından kurtulup yaşlılığa yelken açması gerekiyor.
DİVA:Türkiye’de bu konu çok konuşulmasa da ilerleme var ama…
O.B.Yani sadece Türkiye’de değil Japon toplumunda da benzerlikler var.Yolun sonuna geldi,kadınlık bitti korkusu orada da hakim.Fransa’da yaşayan Japon asıllı bir kadın gazeteci,ülkesine geri döndüğünde menopoz araştırması için gittiği bir klinikte bir hastanın doktora vajinada kuruluk ve cinsel yaşantısının olamadığını danışıyor.Doktor yanındaki başka bir kişiye ‘’kaç yaşına gelmiş hala cinsel yaşamının olmadığını söylüyor,bunlarla mı uğraşıcaz’’diye yakınırken kulak misafiri oluyor.Yani Japonya’da kapalı bir toplum sadece Türkiye değil.
D.B.Ben şu anda menopoz yaşımdayım menopoza girdim ve zıp zıp zıplıyorum.Çünkü tedavimi görüyorum.Ben bunu yaşıyorum ama bugün Hindistan’da menopoz yaşını göremeyen kadınlar var.
DİVA:2005 senesinde başlayan bu toplantılara olumlu tepkiler var mı?
D.B.Ben Menopoz derneğini kutluyorum.Her konuda bilinçlendirme toplantıları var ama menopoz gibi konuşulmayan bir konuda konuşulması çok güzel.Toplantılar haricinde günlük yaşantımda çok fazla soru ile karşılaşıyorum.Tabii ki faydalı olabilmek beni mutlu ediyor.
DİVA:Bundan sonraki projeleriniz neler?
D.B.İzmir’den sonra Adana’dayız.Bu konuda basınında desteğini alıyoruz.Böyle bir olay var.Beni görenler artık ‘’aa menopoz’’ diyorlar.Bu çok önemli bir konu ,toplumun önünde bir sanatçıysanız yani toplumun önünde olan kişiler bunun gibi bir takım hastalıkların öncülüğünü yapmalı.Ben bunu bir sorumluluk olarak görüyorum.
DİVA:Verdiğiniz bilgiler için çok teşekkür ediyoruz.
D.B.Biz çok teşekkür ederiz.
Diva Magazin 16 Şubat 2007 tarihli Derya Baykal Roportajıdır.